HaberOvasi.Com
2015-12-08 20:51:40

Kıskaçtaki Türkiye

İsmail TOKALAK

tokalak@btinternet.com 08 Aralık 2015, 20:51

-Enerji de dışa bağımlıyız. Enerji ihtiyacımızın dışarıdan karşılama oranı 1990 %25 iken 2015 te %75 oldu. 2015 yılında doğalgazda dışa bağımlılık 98’e, petrolde yüzde 92’ye ulaştı. Doğalgaz %55 Rusya %18 İran %12 Azerbaycan

-Enerji de dışa bağımlılığımızı azaltacak proje diye sunulan Mersin -Akkuyu santralını Ruslar yapıyor, teknoloji onlardan, mühendis, plan -proje onlardan, ham madde –zenginleştirilmiş uranyum onlardan. Bu daha bağımlı ve tehlikeli bir enerji bağımlılığını getiriyor. Doğru diye halka anlatılanlar hep hikaye. Türkiye kendi eliyle gittikçe daha çok kıskaca giriyor.

-2002’de 130 milyar dolar olan Türkiye’nin toplam dış borcu, 2015’de 400 milyar doların üzerine çıktı

-Cumhuriyet döneminde 80 yılda 130 milyar dolar borç. 12 yılda üçe katlandı.

-Olağan döviz giderlerimiz ile gelirlerimiz arasında 40 milyar dolar açık var. Buna cari açık deniliyor. Bu açığın kapatılması için her ay ülkeye sermaye hareketiyle net 3.5-4.0 milyar döviz girişi gerekiyor.

- Bu açıkları sıcak para, borç bulunarak ve özelleştirmelere devam edilerek kapatılmaya çalışılacak.

- Büyüme ve istihdam olanakları küçülüyor . Kıskaç bir değil. Ülke her taraftan kuşatıkmış durumda.

-İkili siyasi ve ticari anlaşmalarda hep kazık yiyoruz Bu durum F.S.Mehmet’in 1479’da Venediklilerle yaptığı anlaşmadan beri böyle. Bize büyük başarı diye yutturulan AB ile yapılan Gümrük Birliği Anlaşması bir felaketti . Bunu çok sonra anladık .

-Anayasa’nın 90 maddesinin bendeleri çelişkili. Anayasa profesörünün bile izah etmekte zorlandığı ifadelerle dolu. Bunun 3. Bendinde ‘Milletlerarası bir antlaşmaya dayanan uygulama antlaşmaları ile kanunun verdiği yetkiye dayanılarak yapılan ekonomik, ticarî, teknik veya idarî antlaşmaların Türkiye Büyük Millet Meclisince uygun bulunması zorunluğu yoktur.’ Deniyor. Yani yabancı ülkelerle yapılan ticari siyasi anlaşmalar milletin bilgisinden kaçırılıyor. Halbuki 90. Maddendin ilk bendi tam tersini söylüyor.

-Avrupa Birliği 22 milyon civarında çiftçisine 70 milyar dolar teşvik verirken biz 17 -18 milyon çiftçimize 3.5 milyar dolar verip çok verdik diyoruz.

-Çiftçinin ürünü para etmiyor. Çiftçi borç batağında Son yıllarda Belçika büyüklüğündeki toprak parçasında artık çiftçi ekim yapmıyor.

-Çftçinin toprağının %55’i bankalara ipotekli

-2012 Büyük Şehir Belediyeleri Yasası ile 2014 Martın'ta bir gecede 16 bin köy kente katıldı!34 bin 331 köy 18 bin 214’e düştü. Bir gecede kentli nüfus %91.3 oldu. Bu dünyada görülmesi olmayan bir uygulamaydı. Tarıma yapılan en büyük darbelerden biri.

-Çiftçi bu yaysala inek koyun tavuk besleyemeyecek beslerse binlerce TL ceza verecek.

- Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı tarafından hazırlanan ve 30 Ekim 2015.’de Resmi Gazete’de yayımlanarak 1 Kasım 2015te yürürlüğe giren 'Mera Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğe göre köydeki meraların 20 senelik ot geliri hesaplanıp ödemesi yapıldığı taktirde buralara bina yapılabilecek. Tarıma diğer vurulan en büyük darbe.

-Çiftçi aç gezerken hala biz dünyanın en büyük 6. AB’de ise 1. tarımsal ekonomik büyüklüğe sahibiz diye övünüyoruz. Bu içi boş istatistiki rakamdan ileri gitmiyor.Kendimizi aldatıyoruz.

-Tek merkezden yapılan algı oynamalarıyla toplumun kafası karışık. Gerçekleri nasıl sömürüldüğünü ülkenin ne durumda olduğunu göremiyor. Düşürülen Rus uçağı bir nevi ülke halkının kısmen uyanması için yardımcı olacak. Her yere ne kadar hesapsız kitapsız bağlı olduğumuzu ne kadar bize gösterecek.

-Biz, bizim stratejik ortağımız diye bel bağladığımız küresel gücün bize attığı kazıklardan uyanmayıp bir de komşularımızla kanlı bıçaklı olmaya başlayınca yine kabahatı kendimizde bulmayıp öz eleştiri yapmayıp ‘ Türkün Türkten başka dostu yok’ nakaratına mı sığınacağız yoksa kader deyip durumumuza razı mı olacağız ? Karar necip Türk halkının. Daha geç olmadan bir an evvel uyanılması rasyonel-akılcı , bağımsız hareket edilmesi dileğiyle
Sitemizden en iyi şekilde faydalanmanız için çerezler kullanılmaktadır.